MENGEN İLÇESİ

MENGEN TARİHİ

Mengen adının ne zamandan beri kullanıldığı bilinmemekle  beraber Bolu ile eşit olduğu sanılmaktadır.İlçe merkezi Zonguldak İli’ni D-100 Karayoluna bağlayan yol güzergahı  ve D-750 Karayolu üzerinde kurulmuştur. Yerleşim alanı itibariyle bir vadi görünümü taşımaktadır. Köylerin çoğu orman arazisi üzerinde kurulmuş olup dağınık bir yerleşim durumu arz etmektedir.  Köylerimizin  birçoğunun 5-6 mahallesi  bulunmaktadır.
Toplumsal  yapı itibariyle halkın aynı kültür ve geleneklere bağlı olması türdeş bir durum taşımaktadır. Buda yönetim ile halk arasındaki ilişkilerde gayet olumlu sonuçlar doğurmaktadır.İdari tarihçesine göre  M.Ö. 74 yılında Bitinya Kralı lV Nikomedes  tarafından Romalılara devredilmiştir. Romalı’lardan sonra yöreye Bizanslılar sahip çıkmıştır. Gökçesu çevresinde Bizans, Roma ve Bitinya’lılara ait kalıntılara rastlanmıştır. Gerede ile birlikte 1395 yılında Osmanlı topraklarına Konuralp tarafından zaptedilerek  katılmıştır. Orhangazi devrinde Bolu’ya gelen İbni Batur bu çevrenin Türkmen’lere meskun olduğunu belirtmektedir. 15. yy. başında Yıldırım Beyazıt zamanında Anadolu’nun bütün kuzey batı kesimi Osmanlı idaresine geçirilmiştir. Timur istilasından sonra Bolu çevresi İskenderoğulları istilasına uğramış ise de ll. Murat zamanında tekrar Osmanlı İdaresine geçirilmiştir.19. Yy. başlarında tüm Anadolu’da olduğu gibi, Bolu ve çevresinde de halkın huzuru kalmamıştı. Bu nedenle devletçe yeniden bir teşkilatlanma düşünülmüştür. Bu arada Mengen’de yeniden kurulan (Bolu Viranşehir) birleşik mutasarrıflığa bağlandı. Mengen ile birlikte Mutasarrıflığa bağlı 19 Voyvadalık vardı. Bunların yönetimi halkın seçtiği ayanlar tarafından yapılırdı. 1864’ de bu mutasarrıflık Kastamonu Vilayetine bağlandı.1870’de Bolu’ya bağlı kazalar 5’e indi. Bunlardan biriside Gerede’ye bağlı Bucak olarak bırakıldı. Mengen 01 OCAK 1948 yılında 5071 Sayılı Kanunla Gökçesu ve Pazarköy bucaklarını içine alarak İlçe haline gelmiştir.
Mengen Karadeniz Bölgesinin batı kesiminde Bolu İli’ne bağlı bir İlçedir. Toprakları: Doğuda  Karabük’ün Eskipazar, Güneyde Bolu , Gerede ve Yeniçağa, Kuzeyde Zonguldak’ın Devrek, Kuzey Doğuda Karabük’ün Yenice İlçesi ile batısı Bolu İli ile çevrilidir. Yüzölçümü 89.500 hektardır. İlçenin 55 Köyü, Gökçesu ve Pazarköy olmak üzere 2 beldesi vardır. İlçe sınırları içerisinde kalan topraklar baştan başa dağlık ve tepelik yerlerdir. 51.988 hektarlık kesimi ormanlık alandır. Dağlar arasında ve akarsular kıyısında yer yer  küçük düzlüklere   rastlanmaktadır. İlçenin alçak kesimleri Mengen suyu vadisindedir. Yüksek kısımlarda yaylalar bulunmaktadır. Soğuk içme suları bulunan yaylalar hayvanların otlak yeri olarak kullanıldığı gibi halkın tatil günlerinde piknik ve dinlenme yerlerdir.
İlçemiz Mengen ve çevresinin tarihi, çok eskilere dayanmakta ve Bolu tarihi ile eşit olduğu  sanılmaktadır. Bu bölgeyi M.Ö. 74 yılında Bitinya kralı IV. Nikomedes Romalılar'a devretmiştir. Romalılar'dan sonra da bölgeye Bizanslılar sahip çıkmışlardır. Özellikle Gökçesu Vadisi boyunca ve çevresinde Bitinya, Roma ve Bizanslılara ait pek çok kalıntıya rastlanmaktadır
 İçinde yaşadığımız Mengen bölgesini bize kazandıran, Selçuklular, Candaroğulları ve Osmanlılardır. Mengen isminin nereden geldiği ve bu ismi ne zaman aldığı hususunda bir kesinlik yoktur. Ancak bazı kaynaklarda yörenin yerleşim yeri isimlerinin değişikliği gösterilirken,Mengen isminin Candaroğulları ve Osmanlılardan kaldığını görmekteyiz. Mengen ve çevresinin 1395 yılında Gerede ile birlikte Osmanlı topraklarına katıldığı anlaşılıyor.
 Kaynaklarda 1453'te İstanbul'un fethedilmesi hadisesinin Bolu bölgesinde sevinçle karşılandığı zikrederken, 1461'de Fatih Sultan Mehmed'in Amasra Hakimi'nin cezalandırılması amacıyla çıktığı seferin güzergahı sayılırken de, Üsküdar, İzmit, Ükyazı, Bolu ve Hızır Bey ile Mengen yolunu takip ettiği belirtilmekte ve sık ormanların ilerleyişe engel teşkil ettiği zikredilmektedir. Yavuz Sultan Selim devrinde ve 1519'da Bolu'nun teşekkül ettiği sancaklar sayılırken, Mengen'in ismi de geçmektedir. Öte yandan 1609-1657 yıllarında yaşayan ünlü Osmanlı yazarlarından Katip Çelebi, Bolu'ya ait büyük ölçüde kıymete haiz bilgiler vermektedir.Cihannüma adlı coğrafya eserinde Bolu'nun yerleşme merkezlerini de anlatır ve Mengen ile Gökçesu'ya da yer verir. 1611-1682 yıllarında yaşayan dünyaca ünlü seyyah ve Türk bilgini Evliya Çelebi de "Seyahatname" isimli eserinde Bolu'ya dair enteresan bilgilere yer vermektedir. Evliya Çelebi'nin Mengen haricinde bütün Bolu sancağını gezdiğini ve gördüğü yerleri uzun uzun tasvir ettiğini görmekteyiz. Hatta seyahatnamesinin bir bölümünde der ki: "... Bolu'nun Gökçesu, Sazak, Gerede, Dörtdivan ve Yığılca gibi nahiyeleri vardır." biz bu ifadeden
Gökçesu'nun 17. yüzyılda direk Bolu'ya bağlı bir nahiye merkezi olduğunu anlamaktayız. 19.yüzyılın ilk yansında ve II. Mahmud'un tahta çıkmasından sonra kısa bir dönem devlet otoritesi sağlanamadı. Dolayısıyla bu dönemde Bolu da Ayanların hükmüne girdi. Bu kısa dönem içinde yerleşim yerlerindeki ağaların, yaşadıkları yerlere damgalarını vurdukları görülüyor. Nitekim Gökçesu'da da o dönem için Küçük Haliloğlu'ndan bahsedilmektedir. Diğer yandan 1940 yılında muhassıllıkların alınması hususunda, Gümrükçü Osmanpaşazade Ethem Beyin Gerede, Dörtdivan, Çağa, Ulak ve MENGEN muhassıllığını aldığı zikredilmektedir. Bu arada önemli bir hususu da belirtmek gerekir. Kaynaklarada geçen Mengen, bugünkü ilçe merkezi olmayıp Pazarköy beldesi ve bugünkü Mengen'i de içine alacak şekilde o çevrenin adıdır.
Bolu; Osman Gazı zamanının sonuna doğru, 1320 lerde Osman Gazi'nin komutanlarından Konuralp tarafından zaptedilmiştir. Orhan Gazi döneminde Geyve, Göynük ve Mudurnu üzerinden Bolu'ya gelen İbni Batuta bu havalinin Türkmenlerle dolu olduğunu kaydetmektedir.
Onbeşinci yüzyıl başında ve Yıldırım Bayezit zamanında Anadolu'nun bütün kuzeybatı kısmı Osmanlı idaresine girmiştir. Ankara Savaşı ve Timur istilasından sonra Bolu havalisi İsfendiyaroğulları'nın tecavüzüne uğramış ise de II. Murat zamanından tekrar Osmanlı idaresine geçmiştir, İlçenin Güneyhisar ve Topyazı denilen mevkilerindeki yeraltı mağaraları, Nazırlar Köyü yakınlarındaki tarihi kalıntılar, bu yöre tarihinin çok eski devirlere uzandığını göstermektedir.
 
İlk Türk aşiretinin önce Mengen'in güneydoğusundaki Eğriova yaylalarına geldiği, fakat burasının yüksek rakımlı olması nedeniyle barınmalarına elverişli bulunmadığı, kendilerine daha müsait olan Mengen deresi içlerine yayıldıkları tahmin edilmektedir, iki koldan hareket eden  kabilelerden bir kısmı, şimdi Kösekadılar adını taşıyan mahallenin içine ve civarına yerleşmişlerdir. Diğer ikinci kol ise, buradan 3 km mesafedeki Alibeyler ve o zamanki adları ile Odabaşılar, Mukayyid, Kabaşalih, Demircihorasan, Yılkan, Karaca, Hasanbaşlar ve Küçükhasan adları altında bugünkü bucak merkezi civarına yerleşmişlerdir.
 
Kabilenin ikiye ayrılmasından sonra aralarında problem eksik olmamış ve uzun süre mücadele içinde kalmışlardır. Neticede eskiden yörede bulunan Rum, Ermeni ve Kıptı kabilelerine karşı ayaklanarak bunlar üzerinde kendi idarelerini hakim kılmışlardır.
 
Mengen ilçe olmadan önce Rumbeyli ve Beşler olmak üzere iki mahallesiyle bugünkü Pazarköy beldesine, Pazarköy de Gerede'ye bağlı bulunmaktaydı. Rumbeyli mahallesi daha sonra Türkbeyli'ye dönüştürülmüştür. Halk arasında "Beşler Mahallesi"yle birlikte "Türkbeşlı"de denilmektedir.
 
İlçemizi idari tarihçe itibariyle ele aldığımızda, dört bölümde incelemek daha doğru olur.
1. İlk Devir
2. Voyvodalık Devri
3. Nahiye Devri
4. Kaza Devri
 
1. İLK DEVİR : M.Ö. 74 yılında Bitinya'dan önce Roma'ya daha sonrada Bizans'a geçen bu bölge, 1395'te Osmanlılar'a geçer ve Gerede'ye bağlanır. Mengen, 1812 yılına kadar Gerede'nin geçirdiği yönetim devrelerine ortak olur. İdari tarihçeye göre bir kaç bey tarafından idare olunduğu belirtilmektedir. Bu beyler; Konak Köyü'nde Kolçakpaşaoğlu Miri Ali, Pazarköy de Albaşoğlu ve Susuz Köyü'nde Feyzullah Ağa'dır.
1829 tarıhine kadar Mengen 9 divandan teşekkül etmekteydi:
1. Kavurgalar Divanı : (Beşler-Rumbeyli-Konak-Hacıahmetler)
2. Rüknettin Divanı : (Rüknettin-Demirciler-Dereköy-Teberikler-Kavacık-Sazlar)
3. Çıbık Divanı : (Çubuk-Kıyaslar-Akveren)
4. Bürnük Divanı : (Bürnük-Çırdak-Karaishak)
5. Pazarköy Divanı : (Şeyhler-Pazarköy-Düzağaç-Akinek)
6. Nazırlar Divanı : [Nazırlar-Düzköy]
7. Yörükler Divanı : (Kuzgöl- Sazlar- Yörükler)
8. İlyaslar Divanı : (İlyaslar- Karaşeyhler-Sarıkadılar-Çayköy]
9. Seyre Divanı : fSeyre-Alibeyler-Karandı-Arak-Karacalar]
 
2. VOYVODALIK DEVRİ: [1861-1869] Ondokuzuncu yüzyıl başlarında büyün Anadolu'da olduğu  gibi, Bolu ve çevresinde de halkın huzuru kalmamıştır. Bu nedenle devletçe yeniden bir teşkilatlanmaya gidilmiştir. Bu bağlamda Mengen de yeniden kurulan Bolu-Viranşehir birleşik  mutasaraflığına bağlandı. Mengen ile beraber mutasarrıflığa bağlı 19 voyvodalık vardı. Bunların yönetimi, halk tarafından seçilen Ayanlar tarafından yapılırdı .Bolu mutasarraflığı 1864'te Kastamonu vilayetine bağlandı. Bu arada Bolu'nun da bağlıları Mengen ile birlikte le birlikte otuzbire  ulaşmıştır.
 
3. NAHİYE DEVRİ: [1870-1948] Bolu ya bağlı olan kazalar 1870 yılında beşe inmiştir.Bunlardan biri de Gerede'dir. Mengen'in statüsü ise Gerede'ye bağlı bucak konumundadır.1878 devlet salnamesine göre Gerede, Kastamonu vilayetine bağlı Bolu sancağının bir kazasıdır. Gerede'ye bağlı nahiye olarak da sadece Mengen görülmektedir 1915 te Gerede'ye bağlı  bir bucak olan Mengen, 35 köyden meydana gelmekteydi. 22 okulu ve 12 odalı bir medresesi vardı. Köylerle birlikte toplam 20 camii ve 3 mescidi bulunmaktaydı,
 
4. KAZA DEVRİ:
(1948-?) Mengen, 1 Ocak 1948 yılında ve 5071 sayılı kanunla Gökçesu bucağını da sınırları içine alarak bir ilçe haline getirilmiştir.Merkeze bağlı 51 köy ve 84 mahalle, Gökçesu'ya bağlı 16 köy ve 80 mahalle, Pazarköy beldesine bağlı da 18 köy ve 63 mahalle bulunmaktadır.Gökçesu ve Pazarköy olmak üzere 2 beldesi bulunan Mengen'in toplam 55 de köyü mevcuttur.
Kaynak : Mengen Kitabı

 

COĞRAFİ DURUMU

 

1.      Jeolojik Yapısı
Mengen havzasının bulunduğu sahanın Kuzeybatı Anadolu'da son aşınma sahasını takiben, Neojen [3. zamanın sonu) sonlarından itibaren epirojenik hareketlerle bazı kısımlar yükselirken diğer bazı kısımlar çukurlaşmıştır. Çukurlaşmalar ve bunlara bağlı olarak meydana gelen havzalar kırık sistemlerinin neticesidir. Mengen havzasında kuzeyde Karabük, güneyde Eskipazar tektonik hatları, Neojen aşınım sathını, deformasyona uğratmıştır.
 
Pazarköy mevkiinden geçen muhtemel bir fay (korok) hattı, Eosen kalkerlerini Neojen'in üstüne taşımıştır. Ayrıca bir fay hattıda daha üst seviyelerdeki volkanik tabaka Silür-Devon seviyesi arasındadır.
 
Kuzey Anadolu Fay Hattı adı verilen İzmit Körfezinden başlayarak Van Gölü'nün kuzeyine kadar ulaşan ve ülkemizde meydana gelen birçok depremin görüldüğü hat üzerinde bulunan Mengen, ikinci derecede tehlikeli deprem bölgesi üzerindedir. 1944 yılında meydana gelen ve Bolu-Gerede Depremi olarak bilinen depremde 253 kişi ölmüş, 361 ev tamamen yıkılmış, 402 ev oturulamayacak kadar ağır hasar görmüştür.
 
2- Jeomorfolojik Özellikler
İlçenin güney ve kuzeyinde volkanik kayaçlardan granit, granodiorit ve Siyonistler geniş yer kaplarlar. Asit ve bazit intrüsifler (Magmanın taşların çatlaklarına, tabakaların aralama sokulması olayı.) bütün ilçe sınırları içinde yaygındır.
 
İlçe arazisinin yüksek bölümleri genelde kalker, kil, marn, kumtaşı gibi kayaçlardan meydana gelmiştir. Alçak bölümleri sel birikintileri ve alüvyon birikintilerinden müteşekkildir, ilçe çevresinde taşkınlara maruz kalabilecek yerler vardır.
 
Kuzeydoğu, güneybatı istikametinde uzanan Mengen havzası yaklaşık 30 kilometre uzunluğundadır. Bu havzanın kuzey, güney doğrultusundaki en geniş yeri 8 kilometre kadardır, Havzanın tabanında Mengen Çayı (Kocaçay) akmaktadır. Mengen Çayı'na ilçe merkezinde Kaynarca Deresi ve Konak Suyu birleşir, Yeniçağa Gölü'nün ayağı olarak gelen Uzunyazıdere, Çapak Deresi ile birleştikten sonra Mengen Çayı'na ulaşır.
 
Mengen İlçesinin doğuda Pazarköy, batıda Gökçesu (Salıpazan) köyleri ile 55 köyü vardır. ilçenin yüzölçümü 883 km- dır, ilçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 630 m, Pazarköy 740 m, Gökçesu 500 m, dir. İlçe sınırlarındaki en yüksek nokta Arkot Dağları'nın en yüksek noktası ile 1893 m. ile Çal Tepesidir. En düşük noktası Köprübaşı Köyü 270 m. dır
 
3. Madenler
a] Mengen Linyit Havzası
Ülkenin yaş itibariyle en yaşlı linyit kömürü havzaları arasındadır. Oluşumu eosene tekabül etmektedir. Bu nedenle kalorisinin yüksek olduğu söylenmektedir.
 
Bolu ili Mengen ilçesinin 25 km batısından başlayan bu kömürlü saha 1-2,5 km genişliğinde, 50-60 km uzunluğundadır. Doğu hududunda bir fay ve şariaj topluluğu bulunmaktadır.
 
Mengen Linyit kömürü havzasındaki stratigrafik durum şöyle özetlenebilir.
a] Paleozoik : Metamorfik formasyonlardan müteşekkil olup sahanın kuzey ve doğusunda görülür.
b] Kretase : Beyazımsı gri renkli masif ve sert kalkerlerle temsil edilir. Kısmen kristalize olan bu kalkerler 150-200 m kalınlığa sahiptirler.
c] Eosen : İpresien ve Lüteslen yaşlı kalker, marn, killi marn ve killerin karışımından meydana gelmiştir. Kalkerli çökellerin depolanmasından hemen sonra linyit oluşumu başlamış, yeşilimsi, gri yeşil kıl ve killi marnların teşkil ettiği şeride bu oluşum devam etmiştir. Lütesiene [orta eosen) dahil edilen kömürlü formasyonun kalınlığı 70 m civarındadır. Alpın orojenizi etkisinde kalmış olan sahada, kömür beş damar halinde görülür. Alt damarın kalınlığı 0,15-0.90m dır, Ara üç damarın kalınlığı O.BO-2,00 m dır. Üst damarın kalınlığı ise 0,40- 1,00 m dir. Bazı jeologlar ise bir tek damarın bulunduğu bunun tektonik tesirlerle beş damar halinde görüldüğü görüşünü benimsemektedirler.
 
MENGEN LİNYİT HAVZASININ REZERVİ
Mengen havzasında M.T.A. tarafından yapılan sondajlarla toplam 50.000.000 ton kömür rezervi tespit edilmiştir. Havzada yılda 200.000 ton kömür üretimi yapılmaktadır. Havzada 40 yıldır kömür çıkarılmaktadır.
 
Bu hesapla havzada yaklaşık 8.000.000 ton kömür istihsali yapılmıştır. Bu günkü teknoloji ile üretim devam edecek olursa havzada 200-300 yıl daha kömür üretimi yapılabilir.
- Mengen kömürlerinin orijinal kömürdeki analiz sonuçları:
Kaba nem                              :  %1-2
Bünye nemi                            :  %4-6
Toplam rutubet                      :   %5-8
Kül                                        :   %12-16
Kükürt                                   :  %B-9
Kalori (Alt ısı değeri)               :   5200-5600 kcal/kg
 
- Havzanın istihdam gücü : Havzada yaklaşık 1000 kişi istihdam edilmektedir. Ülke ekonomisinin ve çevre durumunun kömür üzerindeki etkisine güre bu sayı azalır veya çoğalabilir.
 
b) Bitümlü Şist: Isıtılması ile önemli ölçüde organik yağ elde edilen, basınç sonucu yapraklaşmış yapılı kayaçlara verilen addır. Bitümlü şistlerin 500°-600°C dereceye kadar ısıtılarak elde edilen ham petrole benzeyen madde kerojen, karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt bileşiklerinden oluşan kömür ile petrol arasında yer alan karışık aromatik yapılı bir hidrokarbondur.
 
Bitümlü şistlerin günümüzde ekonomik bir kullanım alanı olmamakla beraber yüksek teknoloji ülkelerinde petrolün azalmasından sonra petrol yerine alternatif enerji olarak düşünülerek deneme aşamasında damıtma yoluyla petrol üretme çalışmaları yapılmaktadır. Şist petrolü adı verilen bu madde ham petrole eşdeğerdir. Rafinaj sonunda petrol ürünleri elde edilebilmektedir.
 
Bitümlü şistlerden ayrıca toz halinde boya sanayinde, ham olarak yanlık veya linyitle karıştırılarak termik santrallerde yakıt olarak kullanılabilmektedir.
Mengen bitümlü şist sahası ülkemizde şist petrolü (sentetik petrol] eldesi için çalışılan ilk saha olması nedeniyle önemlidir. Savaş yıllarında Alman bilim adamları üzerinde önemle durmuşlardır, İlk araştırma 1936 yılında Havre GERENTAN, daha sona 1937'de M. BLUMENTAL, 1946'da Z. AJDUKREWiCZ, 1983 te l. ERDEM ve L. AKALIN son olarak da M.T.A.'dan jeoloji 1988'de Yüksek Mühendis İlker ŞENGÜLER araştırma yapmışlardır.
 
Şengüler'e göre:
 
İlk örneklerini Merkeşler yöresinde Dervişköyü kuzeyinde veren ve kuzeydoğuya doğru Mengen Çayı'nın aktığı vadinin kuzey yamaçları boyunca 50 km kadar uzan an saha Teberikler Köyü'ne kadar devam eder. Bitümlü şist tabakaları birkaç mm ile 4 m. ye varan tabakalar halinde 75 m. lik bir zon içinde bulunur. Kalınlığın en geniş olduğu yer Aşağıhacıahmetler Köyü'dür.
 
Sahanın rezervi 50 milyon tondur, analiz sonuçları;
Ortalama kül              : % 80
Ortalama nem            : %1,1
Ortalama biyüm         :%8.5
Kalori                        : 1000-2842 kcal/kg
Rezerv sahası yakınma yapılabilecek bir termik santralle ekonomik değeri çıkabilecektir.
 
4- Önemli Yükseltiler
Mengen Havzası "kayık tabağa" benzetilebilen bir çanak şeklindedir. Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan bu çanağın çevresindeki yükseltiler kuzeydoğudan başlayarak kuzeye doğru şöyledir: Keçikıran Tepe 1654 m, Mağara Tepe 1362 m, Kamışlıgöl 1211 m, Çubuk Sapağı 1081 m, Subaşı 1063 m, Gökdiren 1171 m, Dorukhan 1050 m. Batıda Gökdağ 1058 m, Sırakayalar Tepesi 1444 m, Büyük Tepe 1441 m, Sapak Tepe 1278 m, Döneğen Kaya Tepe 1525 m. Güneyde, Yüklük Tepe 1242 m, Sivri Tepe 1 357 m, Çal Tepesi 1893 m, Eyligazi Tepe 1467 m. Güneydoğuda, Melise Tepe 1268 m, Sırıklı Tepe 1755 m,Gülkayası Tepe, 1872 m, Bakacak Tepe 1602 m, KızılgölTepe 1634 m. Ooğu, Soğuçak Tepe 1768 m, Kocasivri Tepe 1762 m, Çakmaklı Tepe 1748 m, Çalgan Tepe 1512 m, Kazman Tepe 1483 m, Karaburun Tepe 1538 m.
 
5- Akarsular, Göller ve Göletler
Mengen havzasının etrafım çeviren dağlardan kaynaklarım alan kuzey ve güneyden küçük derelerin katılarak büyüttüğü Mengen Çayı [Kocaçay] Kuzeydoğudan güneybatı istikametine akarak Gökçesu Beldesi'nde Bolu Çayı ile birleşerek Karakaya Çayı'nı oluşturur. Bu çay, Karadeniz'e dökülen Filyos çayının bir kolu olarak Dirgine ve Devrek geçerek Karabük'ten gelen Soğanlı Çayı ile birleşip Filyos çayını oluşturur. Mengen Çayı'nın kolları doğudan batıya doğru : Daren Deresi, Hızar Deresi, Kökem Deresi, Sazlar Deresi, Gölcük Deresi, Karanlıkdere, Belengülcük Deresi, Çoşur Deresi ve Kaynarca Deresi olarak sayılabilir. Ayrıca Yeniçağa Gölü'nün ayağı olarak çıkan ve Yumrutaş Köyü yakınında Çapak Deresi ile birleşen Uzunyazı Deresi, Akbük yakınlannda Mengen Çayı'na katılır. Gökçesu Beldesi yakınlarında Kocadere, Afşar Deresi ve Harmandere (Kozderesi) ile Çal Deresi de Mengen Çayı'nın kollarındandır.
 
AĞALAR GÖLÜ :
İlçemizin 6 km güneybatısında   asfalt yol ile gidilen kenarındaki açı su denen farklı bir suyun bulunduğu mevsiminde yaban ördeklerine barınak olan gölümüz piknik ve mesire yeri olarak da tercih edilmektedir.
DİPSİZ GÖL:
Bölükören Köyü Dereköy Mahallesi'nde bulunmaktadır.
SİNAN GÖLÜ :
Elemen Köyü Sinanlar Mahallesi'ndedir. Gölde balıklandırma çalışması yapılmıştır.
YAYLADAĞ GÖLÜ :
Turna Köyü ile Karakaya Köyü arasında bulunmaktadır.
ŞİRiNYAZI (BÜRNÜK) GÖLETİ:
İlcemiz Bürnük Köyü sınırları içinde bulunan bu gölet Orman İşletmesi tarafından orman içi yangınlarında su kaynağı olarak kullanılmak üzere inşa edilmiş olup, aynı zamanda balıklandırılmıştır. Yöre ve çevre halkının mesire ve piknik yeri olarak da kullanıldığı bu gölette aynalı sazan ve gökkuşağı alabalık yaşamaktadır. Genel yasaklar dışında burada amatörce olta ile balık avcılığı da yapılmaktadır. 30 dekar alanı olan göletin ortalama derinliği 5 metredir.
HIZARDERESI GÖLETİ; Orman işletmesi tarafından orman yangınların da suyundan faydalanmak üzere yapılmıştır. Ortalama derinliği 8 metre olna göletin alanı 5 dekardır.
KARAKAYA BARAJI:
İlçernız Karakaya-Köprübaş köyleri arasındaki vadide Karakaya Barajı'nın yapım çalışmaları devam etmektedir.
Acı Sular: İlçemizde Ağalar Köyü acı suyu, Alibeyler Hızarderesi acı suyu ve Beşler Mahallesi kuyu suyu gibi sodalı veya tadı farklı bazı sular şifa olduğu inancıyla içilmekteyse de Kayrnakamlığımızca vaptırılan analizlerden bu suların içilmesinin sağlığa zararlı olduğu anlaşılmıştır.
 
B- Yaylaları
Genellikle orman içi açıklıkları olan yaylalarımız buralara yakın olan köylerimizin, hayvancılık ile uğraşan köylülerimizin yaylacılık adı verilen faaliyetleri içerisinde daha uzun süre yeşil kalabilen bu yerlere küçük ve büyük baş hayvanlarım götürerek yaz boyunca kaldıkları ve hayvanlarım besleyip sütü ve yününden çeşitli ürünlerin üretildiği alanlardır. Günümüzde hayvan sayılarının azalması ve dışa göç sebebiyle hayvancılığın öneminin yitirmesi yüzünden yaylalarımız daha çok piknik ve mesire yeri olarak kullanılmakta ve bilinmektedir.
AĞALAR YAYLASI:
Mengen merkezine 15 km. uzaklıkta Mengen'in güney istikametinde 10 dönüm kadar açık alandır. Çevresi ibreli ve yapraklı orman ağaçları ile çevrilidir. Ağalar ve Babahızır Köyleri'nden gidilebilmektedir.
AKÇAKOCA YAYLASİ (KARAŞEYHLER, KARANDU):
2491 alanı ile ilçemizin en büyük yaylasıdır. Mengen, Eskipazar ve Gerede sınırlannın birleştiği yere sınırdır, ilçe merkezine 30 km dir. Sarıçam ve köknar ağaçları ile çevrili yaylanın Karaşeyhler çıkışında Kabalaklı denilen yerde doğal kaynak suyundan faydalahılarak yapılmış 30 ton/yıl kapasiteli bir alabalık üretme çiftliği vardır.
AKTEPE (BOZARMUT) YAYLASI:
Pazarköy'ün güneyinde Düzağaç Köyü'nün yararlandığı bu yayla hayvan beslemek amacı ile yaylacılık işlevini devam ettirdiği nadir yaylalarımızdandır, orman içinde birbirine bağlı bir kaç açıklık ye yerleşimlerden oluşmaktadır.
AVŞAR YAYLASI:
İlçe merkezinin güneybatı tarafındaki yaylanın deniz seviyesinden yüksekliği 1550 m.dir. Yaz aylarında Avşar köylüleri tarafından kullanılmaktadır. Çok sayıda meyva ağacı vardır. Mengen İlçe merkezine 27 km. uzaklıktadır.
BÜRNÜK YAYLASI:
Bürnük Köyü Mengen Çayı'nın kuzey istikametine düşmesine rağmen Bürnük yaylası bu çayın güney tarafında yer almaktadır iki parça açıklıktan oluşan yaylaların alanı 60 dekardır.
CİVCİVLER YAYLASI:
Kayışlar Köyü'nün Civcivler Mahallesi ile Mamatlar Köyü'nün Terziler Köyünün halkının kullandığı 100 dekarlık bir yayladır. Yaylanın bir kısmım PTT tahsisle alarak yansıtıcı kurmuştur. Yansıtıcının kulesine çıkılıp bakıldığında Mengen, Bolu ve E-5 Karayolu görünmektedir.
ÇUKUR YAYLA:
Düzağaç Köyü'nün yaylasıdır. Bu yayla günümüzde köylülerin hayvanlarını otlatmak için yaz aylarında çıktıkları yaylalarımızdandır. Köylülerin yaylada oldukları sürelerde hayvancılık yapan köylülerimizden çeşitli hayvan ürünlerini temin etmek mümkündür.Bu yaylamız da temiz havası doğal kaynak suyu île güzel bir piknik yendir.
ELEMEN YAYLASI:
Elemen Köyü ile Köprübaşı Köyleri arasında kalan yaylalarımızdandır.
GÖL YAYLASI:
Nazırlar Köyü'nün Göl Mahallesi'nin yararlandığı küçük ve sirin bir yaylamızdır.
KÜÇÜKKUZ YAYLASI:
Küçükkuz Köyü'nün güneyinde Çorak Yaylası'na yakın bir yayladır. Yeşilin her tonunun görülebildiği yayla ibreli ve yapraklı ağaçların çevirdiği bir mesire ve piknik yeridir.
MAMATLAR YAYLASI:
İlçe merkezine 30 Km., Mamatlara 4 km. mesafededir. Mengen'in en güzel yaylalarından biridir. 59 dekar alana sahip yayla karışık orman ağaçları ile çevrilidir Yayla içinde çok çeşitli, sayısız meyva ağacı vardır. Yayladaki bir başka özellik 800 yaşında olduğu tahmin edilen 2 adet meşe ağacının bulunmasıdır. Bu anıt ağaçlarının kalın olanının çapı 2.10 m, dir.
SIRIKLI YAYLASI:
Soğuk suları ile ünlü bir yaylamızdır. Kadısusuz Nazırlar Köyleri nin Düz Köy'ün Güneyhisar Mahallesi'nin yaylasıdır. Orman İşletmesinin yangın gözetleme kulesi bulunmaktadır.
SOĞUCAK YAYLASI :
Mengen Eskipazar sınırında Çay Köy ve İlyaslar Köyü'nün yaylasıdır. 167 dekar alana sahip yayla çam ve köknar ağaçları il çevrili, soğuk suyu ile meşhurdur,
İKLİMİ VE BİTKİ ÖRTÜSÜ
1. İklimi
İlçenin iklimi Karadeniz Bölgesi iklimi ile İç Anadolu'nun step iklimi arasında bir geçiş alanında bulunur, iklim yüzey şekillerinin ve denizden uzak olmanın etkisi altındadır. Yıllık sıcaklık farkları oldukça yüksektir. Bu özelliği ile karasal iklim özelliklerim gösterir. Batıdan gelen rüzgarlar özellikle ilkbahar ve sonbaharda önemli ölçüde yağış getirir. En çok yağış ilkbahar ve kış mevsimlerinde düşmekle birlikte Karadeniz ikliminin yağış rejimi görülmektedir. Her mevsim yağışlı ve mevsimler arası yağış farkları azdır. Ortalama yağış miktarı Pazarköyde 636 mm, Gökçesu'da 6SO mm dir. Ortalama yıllık sıcaklık, Pazarköye'den 9,5°C, Gökçesu'da 10,2°C dir. Hakim rüzgarlar güneybatıdan esmektedir.
 
2.Bitki Örtüsü
Karadeniz iklimi etkili olan ilçede doğal bitki örtüsüde bu  iklimin doğal bitki örtüsü olan orman çok geniş yer tutar. 883 km2 yüzölçümünün %85'i ormanla kaplıdır. Bu oran Türkiye genelindeki %24'lük oranın yaklaşık dört katıdır. Başka bir ifade ile orman alanı en geniş illerimiz olan Bolu ve Kastamonu'nun genel orman oranlarından da yüksek bir orandır. En yüksek yerinin 1893 m olduğu ilçe arazisinin orman üst sınırından yüksek yeri olmaması sebebiyle orman alanı dışında kalan %15 lik alan yerleşme alanları,otlak ve ziraat alanları için gerekli alanlardır.

 

EKONOMİSİ

 İlçe ekonomisinin büyük bir bölümü ormana dayanmaktadır. Orman yörenin gelir kaynaklarından birini teşkil etmektedir. Köylerde oturan halkın hemen hemen hepsi orman ürünlerinden yararlanmaktadır. 1979 yılında faaliyete geçen GENTAŞ Werzalit fabrikası son yıllarda İlçe ekonomisine önemli derecede katkıda bulunmaya başlamıştır. Gökçesu havalisinde faaliyet gösteren Kuzey Anadolu Linyitleri ve diğer kömür ocakları da İlçe ekonomisine katkıda bulunulmaktadır.

      Bunun yanında tarım, hayvancılık, nakliyatçılık ve küçük sanat kollarında İlçe ekonomisinin bir bölümünü teşkil etmektedir.
 
      İlçemizde sanayi genellikle orman ürünlerine dayanmaktadır. Bu orman emvalleri İlçe merkezinde ve köylerde bulunan hızar ve mobilya atölyelerinde en iyi şekilde değerlendirilmektedir. Ayrıca İlçemizde faaliyet gösteren GENTAŞ Werzalit fabrikasında da orman emvalleri en iyi şekilde değerlendirilerek İlçe ekonomisine önemli  ölçüde katkıda bulunmaktadır. 
 
      İlçemizin yüzölçümü 89.500 hektar olup, bu arazinin 9.587 hektarlık kısmı kültür arazisi, 2.234. hektarlık kısmı çayır ve mera, 51.988 hektarlık kısmı ormanlık, koruluk ve fidanlık, 2.405 hektarlık kısmı yerleşim alanı, 10 hektarlık kısmı da sanayi tesisleri alanıdır. 23.266 hektarlık kısmı, çalılık, bataklık, göller ve taşlıklarla kaplıdır.
      

      Kültür arazisi hububat ekiliş alanı 3.100. hektar, sanayi bitkiler 250, bakliyat ekiliş alanı 40, yem bitkileri ekiliş alanı 2.940, sebze ekiliş alanı 700, meyvelik alanı, 600, ekilmeyen boş arazi 1.500 hektardır. Bunlardan buğday 2.500, arpa 500, yulaf 100, bakla 40, mısır 200, fiğ 20, yonca 2.800, korunga 120, patates 300, kuru soğan 45, Yeşil soğan 10, sarımsak 2, taze bakla 5, barbunya 15, bezelye 2,  biber 12,  domates 25,  taze fasulye 135, hıyar 10, kabak 13, ıspanak 10, lahana 10, pırasa 1, şalgam-turp 1 ve diğer sebzeler 2 hektardır.
 
      İlçemizde meyve durumu ise en fazla 280 hektarla elma ve 139 hektarla armut gelmektedir. Diğer meyvelerden ayva, muşmula, erik, kızılcık, kiraz, vişne, dut, ceviz, fındık yetiştirilmektedir. İlçemiz sınırları içerisinde 1.590 hektar sulanabilir arazi  ve 8.000 hektarda sulanmayan kuru arazi mevcuttur. İlçemizde hayvancılık önemli bir yer arz etmektedir. 2002 yılında Bakanlık İlçe Müdürlüğünce yapılan çalışmalarla birçok hastalık zamanında yapılan koruyucu aşılarla önlenmeye çalışılmıştır.
     

      Büyükbaş hayvan sayısı  6200, Küçükbaş 5120 213000 (4 dönem) broiler tavuk yetiştirilmektedir. Hindi 2457, kaz 1000,  arı kovanı 2200’dür. İlçemizde suni tohumlama yapılmaktadır. İlçemizin Babahızır, Alibeyler, Köprübaşı ve Karaşehler köylerinde ruhsatlı alabalık tesisleri vardır. 
           

      İlçemiz sınırları içerisinde toplam 67.919 hektarlık arazi ormanlarla kaplıdır. Bunun yarıya yakını koru ormanı olup, diğer kalan kısmı bozkır ve karışık orman topluluğunu oluşturmaktadır. Ormanlarımızda karaçam, sarıçam, kayın, meşe, gürgen ve diğer ağaç çeşitleri saf ve karışık bir şekilde bulunmaktadır. Mengen Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı  Pazarköy’de  4, Gökçesu’da 1 ve İlçe merkezinde 3 İşletme Şefliği vardır. Bu İşletme Şefliklerine bağlı  Pazarköy, Gökçesu ve Kiremitlik mevkiinde 1’er orman emvali depoları bulunmaktadır.
 
      İlçemizde 36 adet tarımsal Kalkınma Kooperatifi vardır. Bunun yanında Esnaf ve Kefalet Kooperatifi, Mengen Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi, Pazarköy Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi, Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi ve Beşler Doğuş Yapı Kooperatifi faaliyetlerini sürdürmektedir.
 
      İlçemizde T.C. Ziraat Bankası, T. Halk Bankası ve T. İş Bankası Şubeleri faaliyet göstermektedir.

      İlçemizde Ağustos ayı içersinde  Geleneksel Aşçılık ve Turizm Festivali düzenlenmektedir. Aşçılık mesleği sembolize edilerek İlçemiz turizmine bir canlılık kazandırılmaya çalışılmaktadır.

      İlçenin doğal  güzelliği yurt ve dünya çapında tanıtılmaya çalışılmaktadır. İlçe Merkezi ve Pazarköy’de her yıl Eylül ayının ilk haftasında hayvan panayırı yapılmaktadır

SOSYAL YAPISI

Mengen 1948 yılında iki mahalle, 70-80  haneden ibaret  bir bucak iken, bugün  1358 mesken, 302 işyeri ile toplam 1660 adet konut ve işyeri vardır. Buna rağmen İlçede  önemli ölçüde konut sıkıntısı vardır. Konut kiraları ortalama  kırkmilyon ile yüzmilyon arasındadır. İlçede bir kısım konut inşaatları devam etmekte olup, Beşler Doğuş Yapı Kooperatifi inşaatı bitme aşamasındadır.  bitirilmesi halinde 126  konut kullanıma girecektir. Buda konut sıkıntısını bir nebze rahatlatacaktır.
            İlçede sosyal yaşantı normal düzeydedir. Halkın büyük şehirlerle devamlı irtibatı olması ve aşçılık mesleği bu yaşantının önemli faktörlerindendir. Bu nedenle halk büyük şehirlerden aldığı sosyal ve kültürel yaşantı örneğini  rahatlıkla uygulayabilmektedir.
 
            İlçemizde önemli bir iş sahası bulunmamaktadır. Nüfusun yarıdan fazlasını oluşturan  çoğunluk aşçılık mesleğini icra etmekte ve diğer iş kollarında çalışmak üzere büyük şehirlere ve yurt dışına gitmektedir.  İlçemizde önemli sayılabilecek iş sahası olarak GENTAŞ Werzalit Fabrikasında 450  ve Gökçesu Havalisinde bulunan  özel kömür ocaklarında 600 işçinin çalıştığı bilinmektedir.  Bunun dışında kalan diğer halk genellikle tarım, orman, hayvancılık, nakliyatçılık, ticaret, küçük sanayii dallarında ve Kamu kurum ve Kuruluşlarında çalışmaktadır.

 

Kaynak : www.mengen.gov.tr

 

 
Reklam
 
GÜNCEL SAAT
 

kraloyun
NAMAZ VAKİTLERİ
 
GÜNCEL GAZETELER
 
Gazeteler
SON DAKİKA HABER


 
= BOLUDAN GÜNCEL HABERLER =
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
suloaycan.tr.gg web sitesine hoş geldiniz!

http://suloaycan.tr.gg suloaycan@mynet.com suloaycan@hotmail.com